Kolajen: glycine, proline, hydroxyproline, alanine, glutamine adlı belli aminoasit dizinlerinden oluşan yapısal protein molekülüdür. Bağ dokularındaki ana proteindir ve tüm proteinlerin %30’unu oluşturur.
Kolajenin yaklaşık
%75’i ciltte,
%85’i tendon,
%90 kemik (organik kemik kütlesi)
geri kalan kısmı kan damarlarında ve iç organlarda bulunur.
Kas tendonlarının kütlesel %80’i, cildin %75%, göz akının %90 kolajenden oluşmaktadır.
Kolajen vücudumuzda bağ dokusu hücreleri denilen Fibroblastlar tarafından üretilen bir çeşit proteindir. Ancak, yaş ilerledikçe vücudumuzda olan üretimi yavaşlar. 30’lu yaşlarla birlikte kolajen üretimi her yıl %1-2 oranında azalır ve kayıplar başlar.
Sağlıklı ve genç bir cilt, yüksek kolajen seviyesiyle doğru orantilidir. Vücudumuzun en büyük organı olan cildimiz 3 katmandan oluşur.
1-Epidermis
2-Dermis
3-Hipodermis
Kolajen ve elastin lifleri dermis tabakasında bulunur. Kolajen kaybıyla birlikte; cildin dermiş katmanındaki hyaluronik asit miktan azalır, cilt kurumaya başlar ve güneş ışınlanna karşı savunmasız hale gelir.
Kolajen üretimini yavaşlatan tek etken yaş almak değildir. Bunun yanı sıra,
•Serbest radikallerin sebep olduğu oksidatif stres hasan
⚫işlenmiş şeker tüketimine bağlı yüksek kan şekeri
Sigara ve alkol tüketimi
Günlük düzenli alınması gereken C vitamini eksikliği
Cilt bariyerini çevresel faktörlere karşı yeterli korumamak
Yoğun kozmetik kullanımı
Uyku düzensizligi
⚫Mental ve fiziksel strese bağlı kortizol artışı vücudumuzun kolajen depolarını hızla tüketebilir.
KAÇ TIP KOLAJEN VARDIR?
Vücudumuzda 28 tip kolajen vardır. Vücudumuzdaki kolajenlerin yaklaşık olarak % 80-901 tip L Il veya kolajendir. Her kolajen tipinin fibril yapısı genel olarak aynıdır. Kompakt üçlü sarmal yapıdadırlar ve üç uzun aminoasit zinciri taşımaktadır. Bununla birlikte, kolajen tipleri arasinda moleküler seviyede önemli farklılıklar vardır.
Tip I Kolajen: Deri, kemik, diş, tendon, ligamentlerde bulunur.
Tip II Kolajen: Kemik ve kıkırdak dokuda bulunur.
Tip II Kolajen: Gastrointestinal sistem, vasküler sister ve deride bulunur.
KOLAJEN KAYBINI NASIL AZALTABİLİRİZ?
Kolajen kaybını tam olarak durduramasak da azalmasını engellemek elimizdedir. Peki nasıl önlemler almalıyız?
A Vitamini açısından zengin olan besinleri tüketmek (domates, ispanak, brokoli, greyfurt, pirasa, havuç, kayısı)
C Vitamini açısından zengin olan besinleri tüketmek (turunçgiller, yaban mersini, çilek, kivi, kavun, maydanoz..)
Bol su içmek
Günlük alınması gereken aminoasitler ve protein miktarını eksik etmemek (balik, et ürünleri, süt, yoğurt ve peynir, fındık, yumurta ve baklagiller..)
Kirmizi sebze ve meyveler tüketmek (pancar, elma ve kiraz gibi)
Uyku düzenine dikkat etmek
Sigara, alkol tüketiminden kaçınmak
KOLAJEN PEPTIT NEDİR?
Aminoasitlerin birbirleriyle peptit bağlarla bağlanarak oluşturduğu yapiya protein denir.
Kolajenin “Kolajenaz” gibi spesifik enzimler tarafından kontrollü olarak parçalanması sonucu kolajen peptitler, pankreas ve ince barsaktan salinan proteazlar yardımıyla da aminoasitler oluşur. Aminoasitlerin emiliminde Gama Glutamil Döngüsü yani GLUTATYON büyük önem taşır.
DR. PELIN TAŞKIRAN
